top of page

Çocuklara Cinsel Eğitim Vermek

"Eyvah çocuğum cinsellikle ilgili sorular sormaya başladı. Şimdi ona ne diyeceğim?"



"Çok ayıp bunu nasıl anlatacağım? Daha ben bunu rahatça konuşamıyorum ki çocuğuma bunu nasıl açıklayabilirim? Görmezden geleyim en iyisi ya da dur bunun çok ayıp olduğunu böyle şeyleri söylemesinin kabul edilemeyecek olduğunu söyleyeyim ki bir daha dile getirmesin böylece kapansın gitsin konu." İçimizden geçen değil mi?

Çocuklara cinselliğin açıklanmasının öneminden bahsetmek istiyorum bu gün.

Sağlıklı cinsel gelişimin, koşulsuz kabulün, en doğru bilgilerin ailede edinildiğiniyle başlamak istiyorum. "aa bu çok ayıp, hiç duymamış olayım, git odana bir daha asla duymayayım bu sözleri senden" cümlelerinin çocuğun cinsel gelişimi üzerinde negatif etkileri bulunuyor. "Demek ki ailemle bu konuda konuşamam, bilgi vermeye tamamen kapalılar o halde ben de başka bir zamanda birisi bana bunları anlatana, açıklayana kadar kendi çabalarımla bir şeyleri öğrenebilirim. İleride bulacağım kaynak doğru ya da yanlış bir şekilde bilgiler edinirim." düşüncesine temel atılacak dönemdir. İlerde de çocuk hiç doğru olmayan şekilde, teknolojiyle ya da akranlarıyla birlikte bu bilgileri bir şekilde temin edecektir. Ancak tüm bunlar olup biterken çok önemli bir yanılgısı olacaktır "cinsellik kabul edilemezdir, ayıptır." Bu düşüncesi ilerde karaşılaşabileceği cinsel işlev bozukluklarının temelini oluşturuyor olacaktır. Yanlış kaynaklardan kulaktan dolma bilgilerle öğrenmiş olduğu, hızla gelişen teknolojinin sunmuş olduğu abartılı bilgiler, görseller neticesinde kendisi için yanlış standartlar belirleyecektir.

Cinselliği konuşmak daha bizim için bir tabuyken biz onlara nasıl anlatacağız peki? Öncelikle cinselliğin normal bir süreç olduğunu, konuşmanın ayıp ya da yasaklanmış olmadığını ilk önce kendimiz kabul etmemiz gerekiyor. Biz kendimiz için cinselliğin kabul edilen, konuşulan bir olgu olduğunu değerlendirirsek sürecin aktarılması bir o kadar kolay olacaktır.

Her yaşa özgü olan cinsel gelişim süreci vardır ve bu gelişim süreci içerisinde çocuklar gelişim dönemlerine uygun sorular sormak durumundadır. Çocukların sorular sorması yetişkin cinselliğinden farklıdır bu nedenle panik olup bastırılması gerekilen bir süreçmiş gibi değerlendirilmemelidir. Cinsellikle ilgili sorular genel olarak 3 yaş civarında başlar ve cinsel eğitim ancak çocuk sorular sormaya başladığı takdirde verilmelidir. Çocukların soruları karşısında ebeveynler, doğru ve sade bilgiler vermelidirler. Çocuğun ihtiyacı kadar bilgiler sunmalıdırlar. Kişisel sınırlarının olduğu ifade edilmeli ve izinsiz kimsenin dokunamayacağı bilgisi sağlanmalıdır.

Cinsellikle ilgili bilgilerin aktarılması koruyucu bir değere sahiptir. Genelde ebeveynlerin aklında merakını besler miyim, pekiştirir miyim gibi düşünceler bulunuyor. Açık ve doğru verilen bilgiler merak duygusunu pekiştirmez aksine soru işaretlerini ortadan kaldırır, merak duygusunu ortadan kaldırır. Baskıcı/yasaklayıcı tutumlar çocukları kısıtlanmış hissettirir ve bu ilerleyen yıllarında pek çok zorlantı olarak karşımıza gelir. Ayrıca yasaklayıcı tutumun farklı kanallardan bilgileri yanlış bir şekilde öğrenmesine sebep olduğunu aklımızdan çıkarmamamız gerekir. Cezalandırıcı tutum içerisinde olmak, cinsellikten korkmasına ve ileriki yıllarda cinsel işlev bozukluklarına yol açabilir. Pekiştirici tutum cinselliği normalleştirme, çok serbest şekilde davranışlarda bulunmasına, kargaşa yaşamasına sebep olur. Bizim istediğimiz hoş görülü, bilgilendirici tutumu benimsemektir.

Cinselliğin, cinsel merakın çocuğun gelişimine uygun bir süreç olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Yaşla birlikte soruların şekli, meraklarının yönü değişecektir. Merak ettiği kadar bilgileri veriyor olmamız çocuğumuzun sağlıklı gelişimine katkı sağlayacaktır. Bunu şöyle de düşünebilirsiniz: çocuğunuz size "anne/baba kalem ne demek?" diye soruyor ve siz "git odana ne kadar ayıp" diyorsunuz. Bunun kadar normal bir soru olduğunu kabul edin ve gerektiği kadar açıklama yapın. Tüm bunlar normaldir. Ancak normalin dışında bir durum olduğunu düşünüp, gözlemlerseniz bir ruh sağlığı profesyonelinden destek istemeniz faydalı olacaktır.

Psikolog İlkay ÖNER

19 views0 comments
bottom of page